Çetin Ünsalan Yazdı: ‘İndirim kampanyası…’ – 2023

Merhaba,

Piyasalara indirim çağrısı arka arkaya geliyor. Çağrıyı yapan isim Ticaret Bakanı Ömer Bolat olunca da insan kırmamaya çalışıyor. Çünkü son derece kaliteli, bilgili, nazik ve piyasaları da iyi bilen bir isim olarak Bakan Bolat’tan bu davet gelince üzerinde düşünmeye değer oluyor.

Ama dost acı söylermiş, bu iş yürümez. Öncelikle Cumhuriyet’in 100. Yılı kapsamında böyle bir iyi niyet göstergesi hoş olabilir. Nasıl gerçekleşir? Mesela yüzde 5 indirim ya da ikinci ürüne yüzde 15 gibi rakamlar, firmaların inisiyatifinde jestler haline dönüşebilir.

Fakat bugünkü koşullarda kazançların minimize olduğu, maliyetlerin yüzde 70 oranında enflasyon rakamlarına bile yansıtılamadan uçup gittiği, insanların iş yerlerini döndüremediği bir ortamda çok zor.

Hele ki arka arkaya gelen açıklamalara bakıyorum yüzde 30’ları bulacak indirimlerden söz ediliyor ki, gerçekleşmesi ancak, raftaki malı bozdurmak ve nakite dönmek adına yapılacak hamlelerdir.

Bakan Bolat’ın iyi niyetinden şüphem yok. Ama bu ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele yöntemiyse vay halimize… Çünkü giderlerde herhangi bir indirime gidilmediği, vatandaşın gelirinin artmadığı, artmayı bırakın her geçen gün eridiği ama aksi gibi reel sektörün maliyetlerinin arttığı koşullarda hayat bulmaz.

Mesleki STK’lar çıkıp bununla ilgili niyet beyanında bulunurlar ama iş piyasanın gerçeklerine geldiğinde sistem öyle işlemez. Türkiye’nin tüketicisinin, yani vatandaşının alım gücünü arttırmaya, üretimi hatırlamaya, üreticisinin maliyetlerini sorgulamaya ve tüm bu giderler içindeki kamu payı etkisini tartışmaya ihtiyacı vardır.

Yoksa herkesin giderini arttıracaksınız, sonra da indirim bekleyeceksiniz, çok da gerçekçi bir yaklaşım gözükmüyor. Bunun yerine artık ticareti temennilerle yönetmeyi, üreticiyi zorlamalarla şekillendirmeyi bırakıp, gerçekçi politikalarla enflasyonla, pahalılıkla, iç piyasa tıkanıklığıyla mücadele edelim.

STK başkanlarına da burada büyük görev düşüyor. Örneğin bu konuda Birleşmiş Markalar Derneği’nin yüzde 30’lara varan oranda indirim beklentisini paylaşmak yerine, giderlerini karşılayacak iş hacmini bulamayan perakendeciye, konkordato rüzgarı esen üreticiye yönelik gerçekleri dile getirmesi lazım.

Yine mesela İstanbul Ticaret Odası Başkanı Avdagiç’in kurun baskılandığını söylerken, nazikçe patlama riskinden bahsedip, enflasyon kadar değer kaybetmesi gerektiğini cümlelerin arasına sıkıştırmaması gerekir.

Zira tavır bu olunca, birileri istediği için faizin, enflasyonun, kurun düşeceğini zannediyor. Oysa hızla ekonomiyi kayıt dışına itiyorlar ve ödemeler zincirinin kırılmasıyla birlikte illegal yaklaşımlara istemeden ortam hazırlıyorlar.

Bu nedenle asıl cevaplanması gereken soru şu: Gerçekten ekonomiyi düzeltmek istiyor muyuz?

Yoksa seçime kadar sorunların üzerini mi örtmeye çalışıyoruz? Şayet derdimiz ülkenin refahı ise artık gerçeklerle yüzleşmeli ve ‘istedim oldu ekonomisinin’ sonuç vermeyeceğini görmeli, çalışanıyla işvereniyle reel sektöre, ama temsil edene değil, edilene kulak vermeliyiz.

[email protected]

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Rasyonel işsizlik...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Rasyonel işsizlik…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Çoklu enflasyon dönemi...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Çoklu enflasyon dönemi…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Yatırımcı nasıl çağrılır?Çetin Ünsalan Yazdı: Yatırımcı nasıl çağrılır?

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Sümen kabarmış...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Sümen kabarmış…’


Umuyoruz ilginizi çeken, güzel bir içerik sunabilmişizdir.

İçeriğimizi oylayın post

Yorum yapın