Dünya ekonomisi mayın tarlasında – Paraanaliz – 2023

Merhaba,

Dünya ekonomisinin resesyona girmesi beklenmiyor ama…riskler yüksek

 

Küresel ekonomi, zayıf  büyüme, kalıcı enflasyon ve artan risklerle karşı karşıya. Sıkı para politikası ve daha yüksek reel faiz oranları, daha yüksek enerji fiyatları, zayıf hanehalkı gelir artışı ve azalan güven ile birleştiğinde büyüme üzerinde baskı oluşturuyor. Kasvetli tabloya bakılırsa, istihdam kayıpları beklenenden daha az olabilir, ancak bunun nedeni, işletmelerin pandemiden sonra doğru insanları işe almak için mücadele ederken çalışanlarını korumak istemeleridir.

 

Pandemi sırasında biriken tasarruflar, hane halkları ve işletmeler için bir miktar tampon görevi görür. Ancak, bu tasarrufların dağılımı eşit değildir ve gelişmiş ekonomilerin birçoğunda hanehalkı tasarruf oranlarının önemli ölçüde düşmesi beklenmektedir. Reel gelir büyümesinin, enflasyonist baskıların azalmasının beklendiği ve böylece Kuzey Amerika, Avrupa ve birçok gelişmekte olan ekonomide parasal genişleme adımlarına yer açtığı gelecek yıla kadar hızlanması pek olası görünmüyor.

 

Asya/Pasifik bölgesindeki görünüm, birçok ülkenin görece düşük enflasyona sahip olması ve dış ticareti teşvik edici politikalara sahip olması nedeniyle biraz daha iyi. Çin’deki büyümenin Amerika veya Avrupa’dakinden daha güçlü olması bekleniyor. Avrupa, Ukrayna’daki savaş ve daha ne kadar devam edeceği bilinmeyen yüksek enerji fiyatlarından hâlâ etkileniyor. Üretimin, Almanya, İtalya, Birleşik Krallık ve birçok Euro bölgesi ülkesi dahil olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde yakın vadede düşmesi bekleniyor.

Kuzey Amerika’da yüksek enflasyon ve yükselen faiz oranları büyümeyi kısıtlıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde reel ücretler düştü ve parasal sıkılaştırma, sabit sermaye yatırımını, özellikle de konut piyasasını zayıflatan bir noktaya kadar yükseldi. Daha yüksek faiz oranları aynı zamanda daha güçlü bir dolara yol açarak ihracat faaliyetini ters yönde etkileyebilir.

Doların yeniden güçlenmesi çok borçlu Gelişen Ülkelerde de yeni temerrüt krizlerine  yol açabilir.

 

Riskler yüksek olmaya devam ediyor

OECD’ye göre, yavaşlayan küresel ticaret ve sıkılaşan parasal koşullar arasında, yıllık GSYİH büyümesinin 2023’te en gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde zayıflaması ve 2024’te bir miktar toparlanması bekleniyor. Küresel ekonomilerin resesyona girmesi beklenmese de gerçek şu ki artan riskler var. Hızla yükselen faiz oranları, daha sıkı küresel finansal koşullar ve finansal varlıklarda panik atakları, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomileri uzun vadeli finansal kırılganlıklara maruz bırakabilir.

 

Konut piyasası

Konut piyasasında iflaslar ve fiyat düzeltmeleri mümkündür. Konut fiyatlarının gelire oranı OECD ülkelerinin çoğunda rekor seviyelerde ve fiyatlar (çok yüksek seviyelerden de olsa) bazı ülkelerde şimdiden düşmeye başlıyor. Nüfus artışı ve artan harcanabilir gelir, konut fiyatlarının en önemli uzun vadeli itici güçleri olsa da, halihazırdaki yüksek reel faiz oranları fiyat artışını frenlemekte daha etkin.

Özellikle ek birikimi olmayan ipotek borçluları ve bazı İskandinav ülkelerinde olduğu gibi, aşırı borçlu olan ve yaygın olarak değişken oranlı ipotek kullanan düşük gelirli aileler risk altında.

 

Şirketler cephesi

Kurumsal sektörde, yükselen faiz oranları finansal kırılganlıklara maruz bırakabilir. Pandemi sırasında ülke borç vadeleri uzatılmış olsa da, merkez bankaları politikayı daha da sıkılaştırırsa borç ödemelerini yapamayan şirketlerin payı keskin bir şekilde artabilir.

Bankacılık sektörü

Hane halkı ve şirketler üzerindeki artan baskı ve kredi temerrüt olasılığı, bankacılık ve finans dışı kuruluşlar için önemli potansiyel kayıp riskleri yaratmaktadır. Stres testleri genel olarak, küresel mali krizden bu yana daha sıkı düzenleyici önlemlerin bankacılık sektörünün şoklara karşı dayanıklılığını artırmaya yardımcı olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, özellikle bankaların şoklara karşı duyarlı olduğu ve tipik olarak gelişmiş ekonomilere göre daha düşük sermaye oranlarına sahip olduğu gelişmekte olan piyasa ekonomilerinde, birçok banka beklenenden daha büyük bir ekonomik yavaşlama meydana gelirse önemli kayıplarla karşı karşıya kalabilir.

 

SONUÇ:  Resesyon yok da….

 

Sonuç olarak, küresel bir resesyon olacağına dair güçlü göstergeler olmasa da, aynı zamanda zorlu bir ekonomik görünümle karşı karşıyayız. 2023’te küresel ekonomi için büyüme yavaş olurken, birçok ülkede katılaşan enflasyonu düşürmek zor olacak.

 

Bu karmaşık ve belirsiz zamanlarda, ekonomilerin ve piyasaların geleceğinde çok önemli bir rol oynayacakları için, uygulanacak  ekonomi politikaları çok kritik. Bu nedenle, enflasyonla mücadele için maliye politikası yoluyla iyi hedeflenmiş desteğin yanı sıra para politikasının daha da sıkılaştırılması gerekmektedir.

 

Özellikle Avrupa’da enerji arzını çeşitlendirmek ve enerji güvenliğini sağlamak için çok önemli olacağından, temiz enerji kaynaklarının ve teknolojilerinin benimsenmesi ve geliştirilmesine yönelik yatırımların hızlandırılması durumunda durum iyileşecektir. Politika yapıcıların büyümeyi herkes için işe yaraması için istihdamı ve üretkenliği teşvik etmelerini sağlayan yapısal politikalara da odaklanılması gerekiyor.

 

 

Kaynak:  World economy is not expected to enter a recession but…

 


Umuyoruz ilginizi çeken, güzel bir içerik sunabilmişizdir.

İçeriğimizi oylayın post

Yorum yapın