Güldem Atabay: Dünyada yeni enflasyon dalgası endişesi ve Türkiye’de enflasyonun yolu… – 2023

Merhaba,

Seçim sonrası dönemde Türkiye ekonomisinin ödemeler dengesi krizine duvara çarpar şekilde ilerlemesinin önü kesildi, yan yollara sapıldı. Yeni “ekip” dışarından döviz bulma odaklı politikalar eşliğinde resmi enflasyon beklentisini bu sene sonu için %58’e güncelledi. Para politikasında “kademeli-ölçülü” sıkılaştırma, maliye politikasındaysa harcamalara fren konmaksızın iç talebin belini kırmaya yönelik adımlar atıldı.

Mevcut gidişat eşliğinde 2023 sonu TÜFE enflasyonu %70-75 altında kalırsa mucize olur. TÜİK verisiyle bile.

Yılın üçüncü Enflasyon Raporu detayları içinde %58 beklentisinin arka planındaki varsayımlardan bir tanesi sene boyunca Brent petrol fiyatının varil başına ortalama 79,4 dolar olarak kalması ve gıda fiyatları enflasyonunun ise %61,5 olması. 2024 sonunca TCMB beklentisi %33 TÜFE enflasyonuna gerilemesi için de önümüzdeki yılın ortalama petrol fiyatının 76,3 dolara düşerken gıda fiyatları enflasyonun %35 seviyesine geri çekilmesi.

Türkiye petrol ithal eden bir ülke. Küresel fiyatlardaki gelişmeler doğrudan ve dolaylı etkilerle hemen her sektörü etkiliyor. Enflasyonla gerçek mücadele olmadığı için de Ukrayna işgalinde izlediğimiz üzere petrol şoklarının etkileri birincil şok olmakla sınırlı kalmıyor, suya atılan taş misali enflasyon üzerinde dalga dalga etki yaratıyor.

Krizde olan tarım sektöründe mazot ve elektrik önemli üretim girdileri. Petrol fiyatlarındaki seyir tarımsal üretim maliyetlerini ve fiyatlarını doğrudan etkiliyor.

Suudiler’in petrol fiyatını yükseltmekten beklediği “Vision 2030” planı çerçevesinde petrol bağımlılığını azaltarak ekonomilerini yeniden yapılandırmak ve genç nüfusa yeni sektörlerde iş imkânları yaratmak.

PETROL FİYATI 100 DOLARA MI?

Son altı haftadır aralıksız yükselen Brent ham petrol fiyatları pazartesi itibarıyla 85,61 dolarla nisan ayından bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Sadece temmuz ayında %17’lik bir artış yaşandı ve analistler şimdi tekrar 100 dolarlık petrol fiyatları hakkında ciddi ciddi konuşuyorlar.

Fiyatların yüksek seviyelerde kalmasının arkasında birkaç faktör bulunuyor.

  • Dünyanın en büyük üreticilerinden olan Suudi Arabistan ve Rusya, üretimlerini kısmaya devam ediyor.
  • ABD ekonomisinin dayanıklı olduğuna dair işaretler ve Fed’in yakın zamanda faiz artırımına son verebileceği beklentileri de talep görünümünü iyileştiriyor.
  • Çin ekonomisinin hayal kırıklığı yaratan bir yılın ardından Pekin’in dünyanın ikinci büyük ekonomisini desteklemek için daha fazla teşvik vermesiyle toparlanacağı umudu da var.

Özetle, büyük merkez bankalarının faiz artışlarıyla yavaşlayan dünya ekonomisi, OPEC+’nın üretimde kısıntı adımlarıyla dengelenmekten öte, petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı yaratmakta.

Haziran ayındaki OPEC+ toplantısında dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan’ın temmuz için gönüllü kesinti yapacağı duyurusu sürpriz olarak gelmiş ve petrol fiyatlarında yükselişi başlatmıştı. Krallığın temmuz ayında başlayan üretim kesintisi, diğer OPEC+ üreticilerinin daha önce yapılan üretim kesintilerini gelecek yıl boyunca uzatma kararı aldığı döneme denk geldi.

Geçen hafta da Suudi Arabistan, ağustos başında sonlandıracağını açıkladığı günlük 1 milyon varil petrol üretim kesintisini eylül ayının sonuna kadar uzattı, ilerleyen aylarda daha fazla kesinti yapabileceğini belirtti. Krallığın Eylül ayı için üretimi günlük 9 milyon varil civarında olacak.

OPEC+’nın diğer ağır topu Rusya, tedarik sıkılaşmasına katkıda bulunarak ağustos ayı için 500,000 varil/gün olan ihracat kesintisini eylülde günlük 300,000 varile azaltarak devam edeceğini duyurdu.

Suudi Arabistan ve Rusya’nın üretim/ihracat kesintileri mayıstan bu yana devrede olan OPEC+’nın günlük 1,2 milyon varil petrol kesintisine eklenmekte.

Bu ek kesintiler ve önümüzdeki aylarda petrol stoklarında önemli azalma beklentileri göz önüne alındığında, petrol fiyatlarında yükseliş kaçınılmaz duruyor. 

Suudiler’in petrol fiyatını yükseltmekten beklediği “Vision 2030” planı çerçevesinde petrol bağımlılığını azaltarak ekonomilerini yeniden yapılandırmak ve genç nüfusa yeni sektörlerde iş imkânları yaratmak.

Putin’in daha yüksek petrol fiyatlarından beklentisi ise daha basit: uzayan ve limanlara genişleyen Ukrayna’daki savaşı Batı ambargosuna rağmen finanse etmek. Rusya’nın ham petrol ihracat gelirleri dolar, ancak petrol üretim maliyetleri çoğunlukla ruble cinsinden. Bu durum, rublenin dolar karşısında zayıf olduğu dönemlerde, petrol üreticilerinin dolar cinsinden gelirlerini artırmakta elbette.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI GENİŞLEMESİ VE TAHIL KORİDORU İPTALİ

Rusya’nın Ukrayna limanlarından tahıl taşıyan gemilere güvenli geçiş izni verdiği Tahıl Koridoru anlaşmasını sona erdirmesi, ardından Ukrayna tahıl ihracatının yapıldığı limanlara saldırarak savaşı genişletmesi sonucunda küresel gıda fiyatları yükseldi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verisine göre Temmuz 2022’ye göre %12 aşağıda bulunan küresel Gıda Fiyat Endeksi sadece Temmuz 2023’te önceki aya göre tahıl ve ayçiçek yağı fiyatları önderliğinde, kısmen de petrol fiyatındaki artışla, %1,3 arttı.  Ukrayna dünya ayçiçek yağı ihracatının %46’sını oluşturduğundan artan jeopolitik belirsizlikler uluslararası ayçiçek yağı fiyatlarını bir önceki aya göre %15’ten fazla yukarı taşıdı.

TÜRKİYE’DE ENFLASYON DALGASI…

Türkiye ekonomisi yeniden üç önemli kıskacın altında sıkışmakta: artan petrol fiyatları, artan gıda fiyatları ve değer kaybetmeye devam eden Türk Lirası.

Dolar bazında artan petrol ve gıda fiyatları TL’nin değer kaybı ve Şimşek önlemleri olarak hatırlanacak yeni tüketim vergileri eşliğinde Türkiye’de enflasyona daha fazla ivme verme potansiyeli taşımakta.

Yabancı yatırımcılar Şimşek-Erkan toplantısı ardından temkinli iyimser bir havaya bürünmüşler yazılanlara göre. Cumhurbaşkanlığı sistemi içinde anlık ruh hâli değişimlerinin bakanları, merkez bankası başkanlarını silebildiği Türkiye ekonomisine temkinli yaklaşmak elbette akıllıca.

İyimserliğe alan ise yatırım yapmaya elini taşın altına koyacak kişinin kendisine kalmış durumda.

Keza %58 enflasyon beklentisi yerine ekonomistler çoktan kendi beklentilerini %70-75 bandına taşımış durumda. Petrol ve gıda fiyatlarındaki seyir risklerin yukarı yönlü olduğunu anlatmalı.

“Yeni ekipli” merkez bankası ise Cumhurbaşkanı izni dâhilinde %25 civarına çıkarabilecekleri anlaşılan politika faizi yanına kredi sıkılaştırması eklemek zorunda kalarak bu enflasyonla mücadelenin inandırıcı olmasına duacı görüntüsündeler.

Politikyol


Umuyoruz ilginizi çeken, güzel bir içerik sunabilmişizdir.

İçeriğimizi oylayın post

Yorum yapın