Onur Çanakçı: Vergiler ile Yaşanan Saltanat.. – 2023

Merhaba,

Ne bir yer altı kaynağımız var , işleyip ihraç ettiğimiz , ne de bir teknolojik ürünümüz ..

 

Hatta kendimiz üretmeden , % 200-300 para kazandığımız ithal ürünler mevcut , cep telefonu gibi. Dolaylı verginin en kallavisi bizde , zamlar ek vergiler desen , gece saat 03:00 te , adrese teslim elimizde..

Ama illüzyon bu ya 7.500 lira maaş alan emekli %25 artış ile gene 7.500 alıyor. Hatta eşi vefat eden bir kadın 6.300 lira alıyor. Ne yesin ne içsin , hangi kirada nerede barınsın. Hiç mi et yemesin , bir meyve yemesin soruyorum size..

5 bin TL’lik emekli maaşıyla geçinmeye çalışan Nevzat ablamız geçen günlerde kirası 10 bin liraya çıkınca intihar etti..
Sarıyer’de yaşayan Hülya Nevzat Erinç, vefat eden eşinin emekli maaşıyla hayatını sürdürmeye çalışıyordu ki daha fazla bu utanç ile yapamadı.
Sorumlusu kim , çalışana var asgari ücretliye var , 3/5 maaş alan bürokratlara var , kamu içinde her türlü israf var ama emekliye , emekçiye yok. Yıllarca sana maaşından prim ödemiş insanları yok sayıp, görmezden geliyorsunuz.
Geçen gün Cumhurbaşkanı dedi ki “ yeni bütçemiz gerekli faydayı sağlarsa , yılbaşına doğru emekli zammını ele alacağız” ..
Yani Türkçe meali “ yerel seçimler yaklaşsın da bir taşla bir kaç kuş vuralım , o zamana kadar da dayan eyyy emekli kardeşlerim.

Seçimden sonra akaryakıt %90 artmış , iğneden ipliğe her şey zam üzerine zam yemiş , daha da devam edecek. Çünkü bir gece ansızın hayatımıza giren acımasız ve vicdansız zamlar , ek vergiler bütçe açığının yalnızca % 25 ini karşılıyor.
Yani eğer AKP hükümeti bütçe açığının geri kalanı için bir formül üretmezse , mevcut olanın üç katı daha zam ve vergiler yolda demektir..
Geçen sene 1 trilyon 750 milyar lira bütçemiz bu sene başında 4 trilyon 470 milyara yükseldi. Şimdi de ek bütçe ile 5 trilyon 590 milyar liraya. Artış oranına bir bakalım , benim matematiğime göre emekliye yapılan % 25 zamdan , veya TÜİK ‘in açıkladığı % 38 lik enflasyondan daha fazla duruyor değil mi…

Geldiği günden bu yana batı sermayesini piyasalara çekmesi beklenen Mehmet Şimşek , bırakın fonları , sermayeyi, bireysel bir insanı dahi çekemedi. Batı sermayesi kurumsallıktan uzak yapımıza para verme konusunda elverişsiz olduğu için , bizim yeni ekipte kapı kapı Arap ülkelerinden medet umar bir halde geziyorlar .
Anlaşmalar yapıyorlarMIŞ.. Aslında yaptıkları Letter of Intent. Yani niyet mektubu. Yani eğer şartlar el verirse , bir şeyler yapabilirizin imzası. Peki bu paraların neden bu kadar peşinde koşuluyor . Piyasalar mı rahatlayacak , yooo, milletin cebine mi yansıyacak , yooo , hayat pahalılığı son mu bulacak , tüketmeye değil , üretmeye mi başlayacağız , yooo.. Sadece Londra’dan , Arap ülkelerinden daha önce aldığımız borçların faizlerini ödeyeceğiz , seçimden önce 20 yi görmesin diye har vurup , harman savurduğumuz doların faizlerini ödemek için uğraşıyoruz. Peki vatandaşın suçu nedir? Ülkenin en yüksek parası ile bir öğlen yemeği yiyemeyen ,bırakın satın almayı, kira fiyatlarının bile el değmediği bir dönemden geçiyoruz. İlaçlara gelen % 30 luk zam sizce ithalatçıyı tatmin edecek mi , hayır. Çünkü Euro kuru beklenenin hala çok altında. Bu şartlarda sizce para ile bile ilaç bulabilecek miyiz, orası meçhul..

Sık dişini Ayşe teyze , Ahmet amca , sık dişini vatandaş , ufalt porsiyonlarını , üzerine yeni bir şey alma , soğan ekmek ye , ve sorgulama . Neden peki?

AKP nin bürokratları 3/5 maaş alsın diye , Kızılayın bile içi ticarethaneye dönsün diye , 20 araçlık konvoylar eksik olmasın diye . Masalarından kuş sütü bile eksik olmasın diye.

CHP ‘li Engin Altay kürsüde “Millet aç, midesine kuru ekmek dışında bir şey girmiyor” derken AKP Denizli Milletvekili Şahin Tin “O zaman aç değiller” dedi mi , dedi.. Siz hala bu iktidarın milletin faydasına bir çözüm bulacağını düşünüyorsanız çok iyimsersiniz derim.

60 milyar dolara gelmiş cari açık , yılbaşından beri neredeyse 40 milyar doları Merkez Bankası bütçesinden karşılanmış. Her ay üzerine koyan dış ticaret açığı ile sarmaş dolar rekora koşarken , bunun kaybedeni gene bu millet olacak.
Yeter artık , uyan Türk milleti … Ne bu iktidarın vergilerimizle yaşayacağı bu saltanata göz yumalım , ne de alın terimizin bu denli değersizleştirilmesine sessiz kalalım.

Ne zamanki tahılı arpayı buğdayı susamı kendi topraklarımızda yetiştirip , ihraç ederiz , ne zamanki her tüketen değil , üreten bir toplum haline geliriz , ne zaman ki bir grup insanın saltanatı için değil üretmek için kaynaklarımızı kullanırız , o zaman doların iniş çıkışları değil, başka parametreler ilgi akanımız olur.

 

 

 

 

 

Onur Çanakçı


Umuyoruz ilginizi çeken, güzel bir içerik sunabilmişizdir.

İçeriğimizi oylayın post

Yorum yapın