Yağız Kutay: “Derviş’in Ardından…” – Paraanaliz – 2023

Merhaba,

2023 seçimleri sonrası yapılan atamalarda 2001 izine rastladık. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın başına ilk defa kadın bir guvernör (başkan) atandı. İsmi Hafize Gaye Erkan. Tıpkı zamanında Kemal Derviş’in geldiği gibi büyük umutlarla Amerika’dan transfer edildi. Yarattığı sansasyon bakımından bu ikili kıyas kabul etmez. En olgun döneminde Dünya’nın en iyi takımından sporcu transfer etmeye benziyordu Derviş’in gelmesi.

H.G.Erkan’ı uzunca süre konuşacağız gibi. Bu yazımda hanımefendi vesilesiyle kısa süre önce hayata gözlerini yuman “Kemal Derviş’i icraatlarıyla yad etmek istiyorum.

Süper Bakan’ın yaptıkları bugün bile tartışma konusu. Kör ölür badem gözlü olur diyen de var, minnet duyan da. Kimine göre de Babacan’ın ekonomiyle anılmasının arkasında Derviş Yasaları var.

Fiyat istikrarını sağlaması, bütçe disiplini ve dış denge sorununun çözülmesi eşi benzeri görülmemiş iktisadi başarıydı. Türkiye ekonomi tarihinde de yeri vardır. Enflasyon sarmalından çok kısa sürede çıkarması Dünya için bile önemli bir örnekti. IMF ile yapılan stand-by anlaşmaları ekseriyetle sorunlu biterken, Kemal Derviş tecrübesi bu kanıyı yanılttı. Bir daha IMF’ye gitmemek için IMF programı uygulamanın meyvelerini kamu maliyesini düzelterek uygulamalı biçimde görmüş olduk.

İlk reform 1999’da

Derviş’in arkasında siyasi desteği esirgememek gerek. Gerek IMF anlaşması gerekse reform hareketi 2001’de bakan olan Derviş ile başlamadı. 1999 yılında 57.hükümet ile çoktan başlamıştı. O dönemde yapılanlar sayesinde bütçe disiplini 2011’e kadar sağlandı. Reform döneminde yapılan bazı değişiklikler AKP’nin ilk deneyimi olan 58.hükümet ve devamında kötüleşti. Örneğin AB Uyum Yasa Paketleri kapsamındaki yasalar (ihale yasası gibi) V. Ecevit Hükûmeti bitişiyle birlikte deforme oldu.

Kırmızı bayrak

Derviş’in ekonomi politikası yapıldığı dönem bakımından başarılı olarak addedilse bile sonrasında yaşananlar küresel krizle devamlılığını sağlayamadı. En büyük sorunlarımızdan olan sistem ve paradigma eksiği burada bizleri yarı yolda bıraktı. Başlatılan reform zinciri sonraki yönetimlerce kararlılıkla devam etmedi. Birçok devlet kazanımı kontrolsüz biçimde özelleşti. Benim nezdimde Kemal Derviş’in en büyük kırmızı bayrağı bu noktadır. Özelleştirme sonrası kaynaklar hoyratça inşaata ve katma değeri sınırlı olan alanlara aktarıldı. Özelleşen işletmelerde verimlilik ve sürdürülebilirlik sağlanamadı. Yapılanlar dünya gerçeklerine uyuyordu. Ancak ülke gerçeklerini göz ardı etmemek gerekirdi. Bu kadar kısa sürede olası sonuçlarının etraflıca düşünmeden yapılanlar dolaylı bir sonuç doğurdu: Dış sermayeye daha da bağımlı ekonomik model.

Derviş yasaları

Kemal Derviş bu ülkeyi kendi alanında en iyi kurumlarda temsil etmiştir. Biz gençler için de önemli ilham kaynağı olması bakımından altın değerinde. Görev çağırınca Dünya Bankası başkan yardımcılığını bırakıp ateşten gömlek giyerek Türkiye’ye gelmesi birçok insanın yapmaktan imtina ettiği davranış. O zamanda siyasiler tarafından öyle bir destek gösterilmiş ki, Derviş’in hazırladığı 15 yasa 15 günde kabul edildi. Aşağıdaki maddelerin bazıları istenmeden de olsa günümüz müesses ekonomi nizamının suiistimal edilmesine ön ayak olmuştur.

1- Doğalgaz Piyasası Yasası ile üretim ve dağıtımda devlet tekeli kalktı. EPDK kuruldu. AB ile uyumlu düzenlenme getirildi. Ülkenin 80 yıllık üretim tesisi birikimleri ve dağıtım şebekesi neredeyse arsa fiyatına özelleştirildi.

2- Merkez Bankası Yasası ile MB kamu kurum ve kuruluşlarına avans vermesi engellendi.

3- Sivil Havacılık Yasası sonucunda yer hizmetleri HAVAŞ ve USAŞ özelleştirildi.

4- Kamulaştırma Yasası’nın yeni esaslarla bağlanması ve ödeneksiz kamulaştırma yapılamayacağı ilan edildi.

5- Bütçe Değişikliği Yasası ile batan bankalar kurtarılacaktı. Bütçe Kanunu’nda yapılan değişikliklerle birlikte, kamu bankaları ve Fon’daki bankaların finansman yükümlülüklerinin Hazine’ye devredilmesi gibi görev zararlarının tasfiyesi gibi konuları da kapsıyordu.

6- Telekom Yasası Telgraf ve Telefon Kanunu değişti. Türk Telekom’un özelleştirilmesine yol verilerek Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik darbelerinden birisine sebep olundu.

7- Tuz Yasası ile devlete bağlı bütün işletmeler satıldı.

8- Tütün Yasası cumhurbaşkanı tütün mamullerinin dış alımının serbestleştirilmesinin yerli üreticilerin kaybına yol açacağı ve iç pazarın tamamen yabancı sigara tekellerine açılacağı gerekçesiyle veto etti. Ancak daha sonra kabul edildi. Sigara fabrikaları satılarak yabancı sermayenin tekeline geçti. Tütün depoları ve işleme merkezleri kapatıldı. Tekel fabrikalarının kapatılması üzerine işçiler günlerce eylem yaptı. İş cinayetlerinde, kazalarında hala Kemal Derviş sol örgütler tarafından kötü anılmakta. Hatta dönemin milletvekili Sırrı Süreyya Önder tütün ekimini sınırlandırmasına önayak olan Kemal Derviş’i Soma faciasının sorumlularından birisi olarak göstermiştir.

9- İhale Yasası ile kamu ihalelerine yabancılar için konulan sınırlamalar kaldırıldı.

10- Bankacılık Yasası’yla yabancılaşmanın hızlanması ve devletin etkisin azalması gerçekleşti. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilen bankalarla ilgili alacak-verecek için mahkemeye gidilemeyeceği hükme bağlandı. Bankacılıkta devletin tasfiye süreci başladı. Satış ve yabancılaşma hızlandı.

11- Ek Bütçe Yasası: Krizle birlikte artan finansman ihtiyacını karşılamak üzere çıkarılan 30 katrilyon 640 trilyon liralık ek bütçede, kamu yatırımlarına ayrılan kaynak 280 trilyon lira olarak belirlenirken, bu rakamın 130 trilyon lirası otoyol yatırımlarına gitmesine karar verildi.

12- Uluslararası Tahkim Yasası: “Yabancılık unsurunun bulunduğu kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların” uluslararası mahkemelerde taşınabilmesini sağladı. (1999 yılında çıkan anayasadan)

13- Görev zararları ve Bazı Fonların Tasfiyesini Öngören Yasa ile bütçe dışı fonlar kapatıldı. Görev Zararlarını Kaldıran Kararname ile Banka birleşmelerine getirilen vergi kolaylığı yasaları birleştirildi. Kapatılan fonlardan bazıları: Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF), Savunma Sanayiini Destekleme Fonu (SSDF), Tanıtma Fonu, işçilerin parasıyla oluşturulan Tasarrufu Teşvik Fonu.

14- Ekonomik ve Sosyal Konsey Yasası: Kamu kesimi, işçi, işveren ve diğer sivil toplum örgütleri biraraya getiren kurum oluşturulacaktı. Temel gaye, toplumun çeşitli kesimleri arasında uzlaşıyı arttırmaktı.

15- Şeker Yasası Taban fiyat uygulaması kaldırılarak fiyatı belirleme yetkisi fabrikaya verildi. Köylünün şeker pancarı üretimine kota getirildi. Şekerde rekabeti teşvik etmek amacı vardı. Sektör modernleşmesine rağmen şeker ithalatının kısıtlanması şeker fiyatının çok yükselmesine sebep oldu. Şeker fabrikaları arsa fiyatının da altına özelleştirildi. Verimli işletilemediği için sermaye birikimini arttırırken, çiftçi ve tüketici zor durumda kaldı.

Yapısal reformlarla politika kümesi değişen Dünya’ya ayak uydurmasına rağmen devlet tekelinden çıkarılmak istenen birçok işletme ve sektör yabancı tekeline terk edilmiş oldu.

Yazımı sonlandırırken; liyakati lamba ile aradığımız bu günlerde ülkemizi Dünya’da temsil eden, kendi alanında dünyanın önde gelen üniversitelerinde ders vermiş, yazdığı kitabı üniversitelerde ders kitabı olarak okutulmuş, dünyanın en önemli kurumlarında ülkemizi temsil etmiş ve birçok genç meslektaşıma kol kanat germiş ve en nihayetinde iktisatta çağ açan Kemal Derviş’i anlamadan Türkiye ekonomisini eksik idrak ederiz.

Yağız Kutay

 


İLGİLİ HABERYağız Kutay kaleme aldı: “Sofrayı kuran, enkazı yıkan kaldırır”Yağız Kutay kaleme aldı: “Sofrayı kuran, enkazı yıkan kaldırır”

İLGİLİ HABERYağız Kutay: “Ekonominin Yüreği Ağzında Atıyor”Yağız Kutay: “Ekonominin Yüreği Ağzında Atıyor”

İLGİLİ HABERYağız Kutay Işık yazdı: “İkinci Yüzyılın Rehberi: Milli İktisat“Yağız Kutay Işık yazdı: “İkinci Yüzyılın Rehberi: Milli İktisat“

İLGİLİ HABERYağız Kutay Işık yazdı: “Deprem Vergileri Nerede?”Yağız Kutay Işık yazdı: “Deprem Vergileri Nerede?”


Umuyoruz ilginizi çeken, güzel bir içerik sunabilmişizdir.

İçeriğimizi oylayın post

Yorum yapın